İçeriğe geç

Ronin

Otomobillerle bezenmiş bir “sadakat” öyküsü.

1998 yapımı bu John Frankhenheimer filminin bende çok özel bir yeri var. Yönetmen J. Frankenheimer’in son filmi ve ustalık eseri olan bu “başyapıt”, ismini, Japon kültüründe ve hafızasında önemli yer tutan bir olaydan alırken, diğer taraftan Fransa’da; Paris’de, Nice’de ve Arles’de geçiyor. Tabii benim için özel yerinin olması sadece bu nedenlerden değil. Nedeni daha başka.

Tarihçi Peter Burke, Tarih ve Toplumsal Kuram isimli kitabında, filme adını veren ve “47 Ronin Olayı” olarak tarihe geçen hikayeyi şöyle anlatıyor:

…Bununla beraber, toplumsal normlar arasındaki tutarsızlıkların her zaman bireyin yararına işlemeyebileceğini belirtmek gerekir. Bitki kayaların arasında ezilebilir. Bu sorunun bir örneği olarak, Japon tarihindeki ünlü bir olaya bakılabilir. Bu, olduğu vakit sadece birkaç kişiyi ilgilendiren, ama ibretlik ya da sembolik değerinden ötürü o zamandan beri birçok kereler tiyatro oyunlarında ve sinema filmlerinde canlandırılan toplumsal bir dramdır.

Kırk yedi ronin’in öyküsü şöyleydi: 18. yüzyılın başında, şogun’un sarayında iki soylu döğüşmüştü. Bunlardan biri olan Asano, kendisinin tahkir edildiğini ve küçük düşürüldüğünü düşünerek kılıcını çekip, ötekini, Kira’yı yaralamıştı. Asano’ya şogun’un huzurunda kılıç çekmenin cezası olarak törensel intihar etme (harakiri) buyruğu verildi. Asano ölünce, hizmetindeki samuraylar, efendisiz adamlar, yani ronin, haline geldiler. Eski maiyet erkanı, efendilerinin öcünü almaya karar verdiler. Kuşkuların yatışması için yeterince (3 yıl !) bekledikten sonra, bir gece Kira’nın evine saldırıp onu öldürdüler. Bunu yapınca da, hükümete teslim oldular. Hükümet ise bir açmazla karşı karşıya kaldı. Maiyet samurayları, besbelli yasayı çiğnemişlerdi. Öte yandan, samuraylar, aralarındaki gayriresmi şeref kurallarının gereğini yerinme getirmişlerdi; şogun hükümetinin de desteklediği bu şeref kurallarına göre, bir kimsenin efendisine sadakati en yüksek erdemlerden biriydi. Bu açmazdan çıkış yolu, onlara da efendileri gibi törensel intiharı emretmek, ama anılarına da saygı göstermek oldu.

Bu öykünün, zamanında ve o vakitten beri Japonlara çekici gelmesi, hiç kuşkusuz temel toplumsal kurallar arasındaki gizil çatışmanın (hem de dramatik bir biçimde) ortaya çıkmasıyla ilgiliydi. Bir başka deyişle, bu öykü bize Tokugava kültürü hakkında önemli bir şeyler söylemektedir…

Yönetmen John Frankhenheimer‘in, bu olayı, 20. yüzyılın sonunda Paris’de geçen bir hikayeye uyarlamasının yanında, filmi harika yapan şey Frenkenheimer’in “otomobil aşkı” oldu. Yönetmen, bu son filminde (filmin çekiminden 4 yıl sonra ölmüştür), çoğu otomobil 50’den fazla araç kullandı. Otomobillerin bazıları kovalamaca sahnelerinde bizi kendilerine hayran bıraktı, bazıları çekim yapılan caddelerde, yol kenarlarında diyalogların arkasında fon olarak karşımıza çıktı ama hepsi de özenle seçilmişti (Filmin büyük bölümü kapalı mekanlarda değil, açık alanlarda çekildi.)

Film boyunca Robert de Niro ve Jean Reno, içerisinde ne olduğu asla öğrenilemeyecek olan bir çantanın (macguffin) peşinden koştular. Bu “kovalama” ise otomobillerle yapıldı.

Film’deki 2 kovalamaca ise kullanılan otomobiller ile sinema tarihindeki yerini almıştır: Bunlardan birincisi, filmin ilk yarısında Ponente Ligure kırsalında başlayıp Nice’de biten ve Audi S8 (D2)’nin Citroen XM’i kovaladığı ve bu 2 aracı Mercedes 450 SEL 6.9 (W116)’nın takip ettiği sahne. İkincisi ise filmin finalinde bir postane ofisi önünde başlayıp, otoyol inşaatında sona eren, Peugeot 406’nın BMW M5 (E34)’ü Paris caddelerinde takip etmeye çalıştığı (“kovaladığı” diyemiyorum) sahne (daha doğrusu 10 dakika süren bir sekans) (Natasha McElhone’nin kullandığı M5 kovalamacanın sonunda takla atacaktı. Bu sahne için M5 görünümlü bir BMW 535i hazırlandı)

Filmin başarısı, sadece oyuncu kadrosu, kullanılan otomobillerin seçimi ve kovalamaca sahneleri ile sınırlı değil. Ronin, otomobillerin motor seslerinin en gerçekçi haliyle kayda alındığı filmlerden biridir.

Çekimi üzerinden 15 yıldan fazla zaman geçti. Hala taze, defalarca izlenmesine rağmen hala heyecan verici…

Sadakat satın alınabilir, ihanet bir yaşam tarzıdır” sloganıyla yayınlanan film için, bu yazıyı, yaralanan Sam’i ve Vincent’i evinde ağırlayan Jean Pierre’nin 47 ronin olayını anlattıktan sonra Sam’e söyledikleriyle bitirelim: “…savaşmanın onuru. Bunu anlıyorsun değil mi? Daha fazlası da var: Kendin dışında, benliğin dışında hizmet etmen gereken bir şeyin olması gerektiğini de anlıyorsun. Bu ihtiyaç gittiğinde, inancın öldüğünde n’olursun: Efendisi olmayan bir adam. Roninler kendilerine başka bir efendi bulabilirlerdi. Ama onlar kendileri için savaşmayı seçtiler. Onurlu olmayı seçtiler, efsaneyi seçtiler…

ve bu başyapıtta rol alan araçlar:

Alfa Romeo 164, Alfa Romeo 75, Audi 100, Audi 80, Audi S8, Bentley Eight, BMW M5, BMW 535i, Citroen AX, Citroen BX 19 GTI, Citroen CX, Citroen GS, Citroen Jumper, Citroen Saxo VTS, Citroen Xantia, Citroen XM, Citroen ZX, DAF 2200, Ferrari 250 GT, Ferrari 456 GT, Fiat Brava, Fiat Cinquecento, Fiat Croma, Fiat Panda, Fiat Punto, Fiat Tipo, Fiat Uno, Ford Escort, Ford Fiesta, Ford Ka, Ford Mondeo, Ford Scorpio, Ford Sierra, Jeep Cherokee, Lancia Delta, Range Rover, Mazda 323, Mercedes 190E, Mercedes 450 SEL 6.9, Mercedes O 303, Mercedes O 404, Mercedes Sprinter, Mini, Nissan 200SX, Nissan Micra, Nissan Patrol, Opel Astra, Opel Corsa, Opel Monza, Peugeot 106, Peugeot 205, Peugeot 304, Peugeot 305, Peugeot 306, Peugeot 405, Peugeot 406, Peugeot 504, Peugeot 605, Peugeot 806, Peugeot Boxer, Peugeot Expert, Porsche 928, Renault 11, Renault 18, Renault 19, Renault 21, Renault 25, Renault 5, Renault 9, Renault AE Magnum, Renault Clio, Renault Espace, Renault Express, Renault Laguna, Renault Megane, Renault Safrane, Renault Trafic, Renault Twingo, Rolls Royce Corniche, Rover 600, Rover 800, Skoda Favorit, Skoda Forman, Volkswagen Transporter, Volkswagen Corrado, Volkswagen Golf, Volkswagen Polo, Volvo 460, Volvo V70