Siz direksiyonu çevirip gaza basarken, arka planda neler olduğunun farkında mısınız? Peki ya otomobillerin ne kadar doğaya saygılı ve verimli hale geldiğinin?… BMW’nin EfficientDynamics programı, verimlilik yönetimi, tasarruf ve çevre koruma standartlarını belirliyor. Nedir bu “EfficientDynamics”? Ona “program” denmesini sağlayan özellikleri nelerdir?

Önce şunu söylemek gerekiyor: ED, halkın erişebileceği bir fiyattan satılan otomobiller tarafından sunulabilen en gelişmiş “verimlilik yönetimi” programıdır. ED’nin getirdiği “önlemler” şunları kapsamaktadır:

1. Fren Enerjisi Geri Kazanımı (Brake Energy Regeneration): Alternatör her zaman devrede değildir ve motordan güç çalmaz. Sadece sürücü ayağını gazdan çektiğinde ve motor akışına bırakıldığında ya da frene basıldığında bir “kavrama” alternatörü motora bağlar ve akü şarjı gerçekleşir. Alternatörün oluşturduğu ilave sürtünme, frenler üzerindeki baskıyı da azaltır. Bu sayede alternatör, çekiş gerektiren durumlarda motorun gücünü çalmaz, performans korunur ve tüketim azalır (Bunun tek bir istisnası vardır: Akü uzun zaman kullanılmadıysa ve şarj seviyesi minimum seviyenin altına düştüyse, motor çekişte olsa da şarj gerçekleşir)

2. Elektrikli Direksiyon (Electric Power Steering): Geleneksel hidrolik direksiyon sistemlerinde, motordan bir kayış ile güç alan direksiyon pompası, direksiyon sistemine destek sağlar, ancak sürekli devrededir ve direksiyon simidi çevrilse de çevrilmese de motordan güç çalar. Elektrikli direksiyon sistemi motordan güç çalmaz ve direksiyona destek olan elektrik motoru sadece direksiyon simidi çevrildiğinde çalışır.

3. Eco Pro Sürüş Modu (Eco Pro Mode): Vites kolunun sol tarafında bulunan “Driving Experience Control” isimli 2 yönlü bir tuş tarafından kontrol edilen ve “önleyici sürüş” (pre emptive driving) prensibine dayanan bu sürüş seçeneği, motora yakıt akışını kısarak, gaz pedalı tepkilerini, direksiyon tepkilerini, vites değiştirme hızını yavaşlatarak ve iklimlendirme sistemi gibi motordan güç çalan ünitelerin enerji tüketimini optimize ederek tasarruf sağlar. Gaz pedalına tam yüklenseniz de araç sakin şekilde hızlanır. Bunu sürücü için eğlenceli hale getirmek için 2 yol izlenir: 1. Sürücünün Eco Pro modunu kullanması sonucu tasarruf ettiği yakıt ile gidebileceği ilave (bonus) km miktarı yol bilgisayarında anlık olarak gösterilir. 2. Sürücünün tasarruflu sürüş yapması için “sürüş önerileri” görüntülenir (Otomobil 130 km/h’yi geçtiğinde gazdan ayağın çekilmesini önermesi gibi…)

4. Yelkenli Modu (Coasting) (Kazanılmış Hızda Sürüş): Eco Pro sürüş seçeneğine geçildiğinde, ayak gaz pedalından çekilirse, motor kompresyonunun (motor freninin) aracı yavaşlatmasını engellemek için motor ile tekerleklerin ilişkisi kesilir. Burada amaç sürtünmeyi en aza indirerek, “süzülen” aracın olabildiği kadar uzun mesafe kat etmesini sağlamaktır. Bir güvenlik önlemi olarak, sürücü fren pedalına bastığında motor kompresyonu tekrar devreye girer (Otomobilin “Coasting” moduna geçtiğini, ayağınızı gazdan çektiğinizde, otomobil hızını korurken, motor devrinin rölantiye inmesinden anlayabilirsiniz. Aynı boş vitese alınmış bir araç gibi.)

5. Vites Değiştirme Önerileri (Optimum Shift Indicator): Araç “Gelişmiş Gösterge Paneli”ne sahipse devir saatinin altında anlık tüketim göstergesi içerisinde, normal gösterge paneline sahipse yol bilgisayarı ekranında ideal vites seçeneği gösterilir.

6. Twin Power Aşırı Besleme (Twin Power Turbo Technology): Twin Power sistemi, direkt benzin enjeksiyonu, turbo besleme ve valvetronic kombinasyonundan oluşmaktadır ve günümüzün “downsizing” uygulamaları içerisinde en başarılı örneklerden biridir. Motor maksimum torkunu 1250 devir düzeyinde verir. Başka bir deyişle rölantiden hemen sonra motorun tüm çekiş gücü hazırdır. Bu, geleneksel atmosferik motorlardan en önemli farkıdır. İstendiğinde tasarruf istediğinde yüksek performans verebilmektedir.

7. Start Stop Sistemi (Auto Start Stop Function): Manuel şanzımanlı modellerde şanzıman boş vitese alınıp ayak debriyajdan çekildiğinde, otomatik şanzımanlı modellerde ayak fren pedalında iken yapılan beklemelerde motoru durdurur. Kısa süreli beklemelerde yakıt tüketimini önler.

8. Araç Önü Hava Perdesi (Air Curtain – Luftklappensteuring): BMW böbrekleri (radyatör ızgarası) arkasında, yatay ve birbirine paralel olarak yerleştirilmiş kapakçıklar vardır. İlk çalıştırmalarda motorun ideal çalışma sıcaklığına ulaşması için kapakçıklar kapanarak motor bölmesine hava akımı girişini keser. Soğuk motorun hızla çalışma sıcaklığına çıkması ve bu sırada gerçekleşen yüksek tüketimin düşürülmesi sağlanır. Türkiye’ye gelen ED donanımlı BMW 1 Serisi (F20) ve BMW 3 Serisi (F30) modellerinde Luftklappensteuring yoktur (?) Bunun yerine BMW böbreklerinin alt yarısı siyah plastik bir malzeme ile kapatılmıştır.

Ayrıca tüm bu önlemleri motor içi sürtünmeleri azaltan sıvıların kullanımı (düşük viskozitedeki motor yağları) ve düşük yuvarlanma dirençli lastikler tamamlıyor. BMW bütün bu teknolojileri tüm modellerinde standart olarak kullanıyor.

BMW, verimlilik yönetimi için geliştirdiği teknolojiler ve başardıkları ile bu alanda liderliği elinde tutuyor. EfficientDynamics trademark’ı altında toplanan bu teknolojiler ile BMW “lider” sıfatını 3 farklı şekilde hak etti: ED önlemleri bir paket olarak otomotivde ilk oldular. İkincisi, ED ile BMW’ler çevre koruma ve tasarruf yetenekleri konusunda çıtayı belirleyen otomobiller olurken aynı zamanda ters uçta yani performans ve dinamizm çıktılarında bir kayıp yaşanmadı. Üçüncüsü ve daha önemlisi BMW 2008 yılında bu teknolojileri tüm modellerinde standart olarak sunmaya başladı (Türkiye dahil bazı azgelişmiş pazarlarda bu yapılmadı).

Akla bir soru daha geliyor: “EfficientDynamics teknolojilerini BMW tüm modellerinde standart olarak sunuyor ise ED model kodu ile üretilen özel versiyonların ne farkı kalıyor?” sorusu akla geliyor. Örnek olarak BMW 320d ile (Türkiye pazarında satılmayan) BMW 320d EfficientDynamics nasıl farklılaşıyor? Ya da BMW 116d ED standart BMW 116d modelinden nerede ayrılıyor? Bu özel versiyonlar yakıt tüketimini ve emisyonu düşürmek için güçlü 3 ayırıcı özelliğe daha sahip: Birincisi, bu otomobiller hava sürtünme katsayısını düşürmek için özel bir aaerodinamik kit ile beraber geliyor, ayrıca şasileri 1 cm daha alçaltılıyor. İkincisi, ED versiyonlarda marşa basıldığında bir ön ayar olarak otomobil Eco Pro moduna geçiyor ve otomobili ekonomik sürüşe hazır hale getiriyor; standart BMW modellerinde ise motor ilk hareketini aldığında Comfort modunda çalışıyor. Üçüncüsü ve en önemlisi ED versiyonlar farklı ayarlanmış bir son dişli oranına sahip. Bu daha uzun oranlı son dişli ayarları daha düşük devirde daha yüksek hız ile sürüşe imkan veriyor. Örnek olarak 320d’nin son dişli oranı 3.231 iken 320d ED’de 2.929 oranı kullanılmış.