BMW’nin Compact Executive Car segmentindeki coupesi BMW 4 Serisi (üretim programındaki ismiyle F32) yollara çıktı. Bize de buradan bazı dersler çıktı.

BMW 4 Serisi, ortaya çıkış şekliyle “mütevazilik” dersi, varlığıyla ise “coupe böyle olur” dersi veren otomobil. Bir üreticinin ne kadar mükemmel olursa olsun her zaman rakiplerinden öğrenmesi gereken bir şeyler olduğunu anlatan bir otomobil. Başka bir deyişle F32’nin yani BMW 4 Serisi’nin ortaya çıkışında mütevazilik var:

BMW, 4 Serisi’yle, “bazen rakiplerin izinden gitmek gerekir” demiş oldu, “bazen Audi’yi örnek almak gerekebilir, belki böylesi daha doğrudur.” Mütevazilik burada başlıyor.

Audi‘nin 2007 yılında A4 Coupe’yi A5 olarak adlandırmasıyla audi model gamında yeni bir dönem başlamıştı. Şimdi, 6 yıl sonra, aynı şeyi BMW yaptı. 3 Serisi Coupe değil, 4 Serisi

(Audi’nin BMW’den gerçekten tek üstün yanı pazarlama işini daha iyi yapmasıdır. BMW de belki de ilk kez Audi’yi izledi, en azından sadece model kodu konusunda)

Dileriz Audi de BMW’yi örnek alır. Burada örnek verecek çok şey var. Mesela 8 ileri ZF 8HP otomatik şanzıman konusunda…

Otomobile bakmadan önce, BMW 4 Serisi’nin doğrudan rakibi Audi A5 konusunda bir şey daha söylemek gerekiyor: Audi A5’in tasarımcısı Walter de Silva, A5 için “tasarladığım en iyi otomobil” demişti… 2007 yılında de Silva’ya her otomobil seven katılmıştır, gerçekten de a5 bambaşka bir şeydi, sade akıcı ve bu sayede zamandan bağımsız eskimeyecek bir tasarımı vardı, (de Silva’ya tasarım anlatmak kimsenin haddi değil) ama de silva’nın F32 4 serisi’ni gördükten sonra, tasarım konusundaki ilkelerini gözden geçirmek isteyeceğine eminim.

BMW 4 serisi, E92 kasa BMW 3 Serisi Coupe’nin yerini aldı. Peki bu otomobil, model numarasındaki büyümeyi hak ediyor mu? Gerçekten F30 BMW 3 serisi’nden bağımsız ve farklı bir otomobil mi?

Kesinlikle “evet”:

Dış tasarımda otomobil baştan aşağı 3 serisinden bağımsız bir tasarıma sahip. Bir coupe için önce tasarım gelir: Otomobilin BMW 3 serisi ile tek ortak parçası motor kaputu! Bunun dışında karoserde tek bir ortak parça yok. Her şey daha iyisini yapmak için çalışılmış.

Bir BMW’de aynalar dikkate alınmazsa, aracın en geniş yeri kapı kollarıdır. BMW 4 Serisi bu kurala uymuyor: Aracın en geniş yeri arka çamurluklar. Bu yüzden de araç 3 Serisi’nden daha güçlü görünüyor.

Arka stoplar da özel bir şeyler söylemeyi hak ediyor: Claus Luthe tarafından tasarlanan ve ilk kez 1986’da E32 BMW 7 Serisi’nde kullanılan “L shaped” arka stoplar hiç bu kadar güzel olmamıştı.

Aracın F30’dan daha alçak olması da, F30’da zaten çok iyi olan yol tutuş özelliklerinin daha ileriye gittiği anlamına geliyor.

İç mekan? BMW, hem F30 3 Serisi’nin “çok iyi” olan taraflarını almak, hem de maliyet düşürmek için doğru olanı yapmış. F32 4 Serisi’nin iç mekanı, F30 3 Serisi ile tamamen aynı. Sadece 2 fark var: Coupe karoserde B sütunu geride olduğundan, kokpite geçildiğinde emniyet kemerini sürücüye doğru uzatan elektirkli bir sistem var. İkinci fark ise 3 Serisi’ne göre daha farklı koltuk ve iç mekan renkleri sunulması…

Motorlar? Burada da F30dan fark yok. Sadece baz model 420d ile başlıyor (184 HP gücündeki N47D20 motor)

Ya fiyat? Fiyatlandırma konusunda otomobilin BMW 3 Serisi’nden açık ara yüksek fiyatla satılmasını anlamsız bulmak mümkün. Hatta daha ileri gidip “2 kapı eksik ama daha pahalı” demek de mümkün. Burada mantık işlev dışı kalıyor, hisler devreye giriyor: Bu da üreticinin politikası, sedan versiyonuna göre daha az sayıda üretilecek ve daha yüksek fiyattan satılacak…