BMW VANOS & Valvetronic

Motorlar nefes alır… Doğru zamanda doğru şekilde nefes alıp vermek sadece müzisyenler için değil motorlar için de bir gereklilik. BMW motorları nefes almayı bildikleri için devirlenme konusunda yetenekli, her devirde verimli ve ayrıca harika sesler üretiyor. Bunu sağlayan ise silindir kapakları üzerinde görev yapan ve motorun nefes hareketlerini düzenleyen 2 üstün teknoloji, yani VANOS ve Valvetronic. İçten yanmalı motorların yüz yıllık kısa ama uzun tarihi boyunca yaşadığı evrim, supapların ve onları yöneten egzantrik millerinin motor içerisindeki yolculuğu, değişken supap zamanlaması, değişken supap açılma aralığı, BMW’nin supap yönetimi konusundaki uzmanlığı ve 2 yaratıcı teknoloji: VANOS ve Valvetronic. Bu yazı performanstan motor akustiğine supap kontrol sistemlerinin neler yapabildiğini merak edenler için.

Motorlar nefes alır. Evet; yakıt tipi, yanma tekniği ve blok tasarımı nasıl olursa olsun tüm içten yanmalı motorlar nefes alır ve verir. Benzinli, dizel, LPG uyumlu, CNG yakabilen veya Ethanol ile çalışabilen, 2 zamanlı, 4 zamanlı, sıralı silindirli, V tipi, boxer ya da Wankel… Hepsi nefes alıyor. Hepsi yaşıyor. İçten yanmalı motorlar bir makine oldukları kadar aynı zamanda bu özellikleri ile yaşayan organik bir karaktere sahip.

teknik

Dizelin Terbiyesi: BMW 320d (E46/E90/F30/G20)

Alman Motorlu Taşıtlar İdaresi KBA Şubat 2018’de Alp Beyazı bir BMW 320d EfficientDynamics‘in gerçek yol şartlarındaki emisyon değerlerini inceleyerek otomobilin yasal gerekliliklere tam uyumlu olduğunu açıkladı. KBA’nın testinden 1 ay kadar önce, Almanya’nın yeşil hareketi Deutsche Umwelthilfe BMW 320d’lerin emisyon ölçüm sistemlerini yanıltacak bir ekipman ile donatıldığını iddia etmiş ve bulgularını KBA’ya göndermişti; KBA bu iddiayı haksız buldu. 2015’ten beri dizeller yoğun markaj altında… 1973 Petrol Krizi, artan petrol fiyatları, 1970’lerin enerji krizi ortamında BMW’nin hızlı ama tasarruflu motor arayışı, ilk dizel BMW 524td, ilk kompakt dizel BMW 318tds, Avrupa’da yükselen emisyon bilinci, Kyoto Protokolü, bir Nurburgring zaferi ve BMW 320d’nin doğuşu… Hızlı olan sadece BMW 320d’nin kendisi değil, otomobilin kaputu altındaki motorların gelişimi de hızlı oldu.

Önce rakamlar konuşsun: Silindirlere motorin akışını kısıp motorun devirlenme hızını yavaşlatan Eco Pro (tasarruflu sürüş) modunda 0-100 km/h için gereken süre 9.5 saniye. Motorun dizginlerini serbest bırakan Sport modunda ise 7.2 saniye. Bu dizel otoyolda 220 km/h ile hiçbir yorgunluk belirtisi göstermeden rampa tırmanıyor ve bu sırada gaz pedalı sıkıştırıldığında hala hızlanmaya devam ediyor. Yine 220 km/h ile dengeli ve kararlı halde viraj alıyor. 80 km/h ile yapılan ekonomi sürüşünde tüketim 3.6 litre/100 km; 110 km/h ile kullanımın sonucu 4.2 litre/100 km. Otoyolda 200 km/h’nin altına düşmeden sürüşün maliyeti 6.9 litre/100 km. BMW 320d’de ne performanstan ne tasarruftan ne de çevrecilikten taviz var. Gerçekte hiçkimsenin daha fazlasına ihtiyacı yok. BMW 3 Serisi 1975’ten beri gururla taşıdığı spor sedan unvanının hakkını dizel makinasıyla da sonuna kadar veriyor.

testler

BMW M47 N47 B47

Dizellerin varlığı tartışılsa da, BMW’nin 2.0 litrelik dizelinin bize öğrettiği bir şey var: Bu harika motor, tüketim ve performans değerlerini daha önce (ve hatta kendisinden sonra da) hiç olmadığı kadar ideal bir noktada buluşturuyor. Motorun hikayesi Kyoto Protokolü ve bir Nurburgring zaferi ile başlıyor, kökleri ise 1973 Petrol Krizi’ne uzanıyor. 1973 Petrol Krizi, artan petrol fiyatları, 1970’lerin enerji krizi ortamında BMW’nin hızlı ama tasarruflu motor arayışı, ilk dizel BMW 524td, ilk kompakt dizel BMW 318tds, Avrupa’da yükselen emisyon bilinci, Kyoto Protokolü, bir Nurburgring zaferi ve 2.0 litre dizel motorlu BMW 320d’nin doğuşu… Dizel BMW’ler gibi, kaputları altındaki 2.0 litrelik motorların gelişimi de hızlı oldu.

11 Aralık 1997’de Japonya’nın Kyoto kentinde imzalanan ve tarihe Kyoto Protokolü olarak geçen anlaşma Avrupa endüstri tarihini ve gelecek planlarını kökten değiştiriyordu. Avrupa’nın dizel takıntısı bu anlaşma ile beraber başlamıştır. Dizel motor teknolojilerine ve emisyon kontrol sistemlerine yapılan güçlü yatırımların bu anlaşmanın ardından başlaması tesadüf değildir. 1990’ların başında Avrupa pazarında dizel otomobillerin payı %20 iken 2010 yılında Avrupa’da satılan her 2 otomobilden biri dizel motor taşıyordu.

teknik

BMW 1 Serisi Yenilendi (F20 LCI)

BMW, 1 Serisi’nin F20 kasa kodlu 2. kuşağının LCI versiyonunu tanıttı ve özellikle otomobilin kaputu altında önemli değişiklikler yapıldı. (BMW, güncel modellerini zamanın etkilerinden arındırmak ve tazelemek için yaptığı yenileme operasyonlarına LCI [Life Cycle Impulse] adını veriyor. LCI herkesin bildiği isim ile “facelift” ya da “makyaj” operasyonu)

BMW, LCI modelde yapılacak değişiklikleri gizli tutmak için güncel BMW 1 Serisi’nin ön ve arka bölümü kamufle edilmiş halini sık sık teste çıkarıp 1 yıl boyunca Almanya caddelerinde dolaştırdı. Bu “test otomobili”nin ön yüzü ve arka tamponu kamufle edilmişti, ancak dikkatli gözler otomobilin mevcut modelden farklı olmadığını yakalayabiliyordu.

tarih yazılırken

BMW 3 Serisi (E36)

Bu yazı E36 BMW 3 Serisi için saygı duruşudur…

1990 yılı 1991’e bağlanırken gazetelerin manşetinde hemen her gün aynı konu vardı: Körfez Savaşı. Liderliğini ABD’nin yaptığı, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana kurulmuş olan en büyük askeri ittifak Irak’a girmişti. O dönem Dinç Bilgin’in sahibi olduğu Sabah gazetesinin birinci sayfasında da derin analizlerle hep savaştan bahsediliyordu: Koalisyonun ilerleme durumu, B52 ağır bombardıman uçaklarının kapasitesi, F15’lerin hızı… Televizyonlar, ilk kez bir şehrin bombalanmasını canlı yayın ile veriyor, dünyanın dört bir yanındaki insanlar ise film izler gibi izliyordu. Savaşın, günün sonunda taraf olsun olmasın herkese yıkım ve felaket getireceği unutulmuştu.

Ama aynı dönemde, aynı Sabah gazetesinin iç sayfalarında güzel şeylerden de bahsediliyordu:

çocukluğumdan kalanlar

Metal Fırtına: BMW 320i (F30)

Önümdeki tabela “Yenisölöz 4” diyor… Yani Yenisölöz’e 4 km var. Burası İznik Gölü’nün güneyinde, Bursa’ya bağlı eski bir Ermeni dağ köyü. Zamanında bu yer, Osmanlı’nın önemli ipek böcekçiliği tesislerinden biriydi. Nüfus Mübadelesi’nden bu yana Ermeniler yok. Şimdilerde ise 1912 Balkan Savaşı’nın arkasından topraklarını terketmek zorunda kalan ailelerin çocukları yaşıyor. Köyün manzarası ne kadar güzelse, geçmişi de o kadar acıyla dolu… Konumuz tarih değil, konumuz “özel” bir otomobil, tarih yazacak kadar sağlam bir geçmişe ve olgunluğa sahip “özel” bir otomobil.

Tabelada yazan 4 rakamı, önümüzde BMW’yi ve beni bol virajlı 4 km’lik bir tırmanmanın beklediğini anlatıyor. Virajları birbirine yer yer uzun düzlükler bağlıyor, yamaçlardaki keskin dönüşlerde ise eğim %20’nin üzerine çıkıyor. Yol, haritadan bakıldığında sismograf üzerindeki zikzaklı deprem kayıtlarına benziyor. Anayollardan uzaktayız, yolu düşmeyen birinin burayı bilmesi de mümkün değil, ama BMW 320i’nin şasisinin ve direksiyonunun yeteneklerini görmek için iyi bir zemin.

testler

Aldatmacaların Otomobili: BMW 520i (F10 LCI)

BMW 520i aldatmacaların otomobili… İlk karşılaştığınız andan itibaren sizi (olumlu anlamda) yanıltacak, şaşırtacak, bazen de büyüleyecek illüzyonlarla dolu bir otomobil.

BMW 5 Serisi’nin 2010 yılında yollara çıkan güncel kuşağı (F10), 2013 yılında bir LCI operasyonundan geçti. Bu operasyon ile beraber otomobil, Türkiye ve Yunanistan pazarı için özel olarak 1.6 litrelik bir motor ile donatıldı (Açıklama: BMW, otomobillerinde yaptığı makyaj ya da “facelift” olarak bilinen yenileme operasyonlarına LCI [Life Cycle Impulse] adını veriyor. LCI, “zamanın etkilerinden arındırmak” gibi bir anlam taşıyor)

testler